m

Vali Konağı Cad. No.8 Kat.5 Bizim Apt Nişantaşı İSTANBUL

0212 296 55 81

info@veritaspsikiyatri.net

Search
Randevu ve iletişim için : 0212 296 55 81 ve 0532 507 45 45
 

Blog

İnsan ve insan davranışına ait ilginç ve güncel yazılara dolu!

Yaşar gibi Yapmak ya da Gerçekten Yaşamak: Farkındalık neden önemli?

Farkındalık sorular sormakla başlar. Sorular sormak da cevaplarla yüzleşmeye hazır olmayı gerektirir. Bu yüzden, farkında olmak cesaret ister. İşte tam bu sebeple bundan kaçarız.

Kendimizle yüzleşince dağılacağımızı düşünürüz. Doğrudur da bu. Dağılabiliriz evet ama toparlanabiliriz de. Toparlanamamaktan korkarız ve sorular sormayı bırakırız. Kendimizi gündelik hayata bırakır ve hiç sorgulamadan yaşarız. Ya kendimizi rutinde kaybederiz ya da içimizden geldiği gibi, sadece dürtülerimizle yaşarız.

Rutin güvenlidir çünkü tanıdıktır. Sabah kalkmak ve sürekli yaptıklarımızı yapmak güvenli gelir. Sürprizlere ve riske yer yoktur ya da bu risk azdır.

İçimizden geleni yapma fikri de çok çekici gelir. Özellikle sürekli aynı şeyleri uzun süre yaptığımız ve yaşadığımızı hissetmemeye başladığımız zamanlarda bu yolu seçeriz.  İçimizden geldiği gibi özgürce yaşarız. Fakat farkında olmadan kendini akışa bırakmak çoğunlukla kendimizi kaybettiğimiz bir noktaya götürür bizi sonunda. Özgürleştiğimizi sandığımız bu noktada aslında dürtülerimizin esiri oluruz. Anlık hazlar, uzun dönemde daha çok doyumsuzluk ve mutsuzluğu beraberinde getirir. Başta başımızı döndüren o keyif ve haz duyguları yerini anlamsızlık hissine bırakır. Vücudumuzun hoşuna gidenler için huzurumuzu feda ettiğimizi fark ederiz ya da fark edemez dibe gideriz.

“Bunu neden yapıyorum?” diye kendimize sormadan yaptıklarımız bir yerden sonra pişmanlıklara dönüşebilir ve yapayalnız, her şeyi dağıtmış ve toparlayamaz bir halde bulabiliriz kendimizi.

İkisi de sakattır. Rutinde kaybolmak ve duygularını yok saymak da, aklını yok sayıp sadece anlık haz ve dürtülere kendini bırakmak da…

Çözüm

Buradan çıkış ise kendine sorular sormaktadır.

  • Bunu neden istiyorum?
  • Ne düşünüyorum?
  • Ne hissediyorum?
  • Bunu neden yapıyorum?

Bu sorulara verdiğimiz cevaplar mantıklı olmak zorunda değildir.  Örneğin, “Bunu neden yapıyorum?” sorusuna verdiğimiz cevap “Çünkü bunu yaparken mutlu hissediyorum.” da olabilir. Bu cevap bazen yeterlidir. Fakat bu mutluluğun niteliği de önemlidir. Kısa süreli mutluluk için çoğu zaman uzun vadede kendimizi mutsuz ederiz. Dürtülerimize kendimizi bırakıp içimizden geldiği gibi davrandığımız zamanlarda bu riski değerlendirmek gerekir. Bize zevk veren birçok şey için bu sorgulamayı yapmamızda fayda var.

Bağımlılıklarda da durum budur. İster madde, alkol, internet bağımlılığı olsun, ister yemek yemeye, işe veya bir kişiye olan bağımlılık olsun durum aynıdır. Bu bağımlılığın içindeyken kendimizi çok iyi hissederiz. Çok şeyi de feda ederiz. Bağımlılığın sebepleri ve diğer etkili faktörler ayrı ve uzun bir konu olduğu için bu konuyu dağıtmayacağım.

Kısaca, farkındalık bizi hem duygularımızı yok sayıp , yaşadığımızı hissetmeden yaşıyor gibi yapmaktan hem de bağımlılıklardan korur. Tek yapmamız gereken durup düşünmeye karar vermek ve kendimize sorular sormak için cesaretimizi toplamak. Bu, hayatımızı korktuğumuz gibi mahvetmeyecek, gerçekten anlamlı bir şekilde yaşamamızı sağlayacak. Daha da güzeli gerçekten hayatta birçok şeyden keyif almamızı ve bunu da hakkıyla yapmamızı sağlayacak. Bazılarımız için korkutucu, bazılarımız için ise sıkıcı görünen bu yol aslında gerçekten zevk almayı, mutluluğu ve huzuru sağlıyor.

Farkındalık kazanmanın en sağlam ve kalıcı yolu psikoterapide kendimizi keşfetmemizden geçer. Bu yol her ne kadar zorlu gözükse de kendinize yapabileceğiniz en iyi yatırımdır. Psikoterapiye gitmekle ilgili düşünürken aşağıdaki sorular ile kendinizi sorgulayabilirsiniz.

Kendinizi sorgulayın

  • Kendinize ne kadar soru soruyorsunuz?
  • Ne kadar etrafınızda, vücudunuzda, aklınızda, kalbinizde olanları fark ediyorsunuz?
  • Ne kadarını fark edip hemen başınızı çeviriyorsunuz?

Daha farkında olabilmemiz umuduyla,

Uzm. Psk. Mine Hasırcı

No Comments

Post a Comment