m

Vali Konağı Cad. No.8 Kat.5 Bizim Apt Nişantaşı İSTANBUL

0212 296 55 81

info@veritaspsikiyatri.net

Search
Randevu ve iletişim için : 0212 296 55 81 ve 0532 507 45 45
 

Blog

İnsan ve insan davranışına ait ilginç ve güncel yazılara dolu!

Panik Atak Kısır Döngüsünü Farkındalıkla Kırabilirsiniz

Birçok kişinin korkulu rüyası haline gelen panik atak, nedir?

Panik atak geçiren insan, yatağının altında bir canavar olan çocuğa benzer. Çocuğun yaşadığı rahatsızlık ve korku tavan yapmış durumdadır. Çocuk ya donup kalır ya da kaçmaya çalışır ve yoğun kaygıyla panik atakta görülen belirtilerden birçoğunu yaşayabilir. Peki yatağın altında canavar var mıdır? Hayır. Çocuk rol mü yapıyordur? Hayır. İlgi mi çekmeye çalışıyordur? Hayır. Panik atak geçiren kişiler de yaşadıkları belirtiler her ne kadar yoğun ve gerçek olursa olsun tehlike algılarının gerçekçi olmadığını anladıkları noktada iş çözülür.

Panik atak, en basit tabiriyle, kaygının zirve yaptığı, kişinin dayanamayacağından korktuğu derecede yoğun kaygı hissettiği kısa bir zaman dilimidir (Yaşayan kişiye çok uzun gelir.). Kaygı, panik nöbeti sırasında tavan yapar ve sonra yavaş yavaş azalır. Yani asla o en tepedeki halinde saatlerce kalmaz, kalamaz.

Bir ya da bir kaç kez panik nöbeti geçirdiyseniz, bu tekrarlayacağı ve artık kalıcı bir bozukluğunuz olduğu anlamına gelmez. Panik atak geçiren kişi bunun tekrar olması ihtimali üzerinde kaygılanmaya başladığı zaman bu durum kişiyi bir kısır döngüye sokar ve bu bir bozukluk haline gelir.

Panik Bozukluk, “Kaygılanmaktan kaygılanma” hali diyebileceğimiz bir kısır döngüdür. Bu döngüyü kırmanın yolu, kaygıyı yok etmekten değil, kaygıyı bir düşman, bir tehlike olarak gören kişinin bakış açısını değiştirmekten geçer.

 Farkındalık kısır döngüyü nasıl kırar?

Farkındalık (mindfulness) yaklaşımı, yargılamadan şu an’a dönebilme ve gözlemleyebilme becerisini geliştirmemizi sağlar. Panik atak geçiriren veya yeni bir atağın gelmesinden korkan kişi, bu yargılamayan ve anda kalabilen halden çok uzaktadır. Panik halindeki kişinin zihni, bu halin aksine, sürekli bir yargılama, felaket senaryosu yazma modundadır.

Farkındalık yönelimli terapide, duruma yaklaşımınız değiştiğinde bir daha panik atak geçirmeniz halinde bu sefer çok daha kısa bir süre içinde kaygınız azalabilir. Atakların sıklığı kısa bir dönemde azalabilir ve ataklar sonlanabilir.

Farkındalık yönelimli terapi ile, zihninizin peşine takılıp gitmeme becerisini kazanır, içinde bulunduğunuz hale bir gözlemci olarak yaklaşabilir hale gelebilirsiniz.

Terapide, düşünceleri çürütmek değil, onları yargılamadan gözlemleyebilmek hedeflenir. Bu hedefe ulaşabilmek için terapi seansları sırasında ve arasında uygulanan egzersizler ve yöntemler vardır. Bu doğrultuda, genel olarak yargılayan tutumdan uzaklaşılabilir; kişinin panik nöbetine olan düşünceleri ve panik sırasındaki tutumu değişebilir. Yani, ismi bile oldukça korkutucu olan “Panik Atak”a bir tehlike, korkunç bir durum değil, bir durum olarak yaklaşabilmeyi öğrenebilirsiniz.

Sonsöz:

Birçok kişi, tedaviden kaçınmakta ve boş yere kaygıyla savaşarak hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Oysa, panik bozukluğu, kurtulamayacağınız bir bela değildir. Tedavisi genellikle ilaç ve psikoterapi desteğiyle etkin bir şekilde yapılabilmektedir. Panik kısır döngüsünü kırmanın yolu varken, kendinizi çaresiz görerek, tedaviden kaçınarak hayatınızı zorlaştırmayın. En kısa zamanda bir uzmanla görüşebilir ve hayatınızı kolaylaştırabilirsiniz.

Mine Hasırcı

Klinik Psikolog

www.minehasirci.com