m

Vali Konağı Cad. No.8 Kat.5 Bizim Apt Nişantaşı İSTANBUL

0212 296 55 81

info@185.136.234.206

Search
Randevu ve iletişim için : 0212 296 55 81 ve 0532 507 45 45

Blog

ÜZÜNTÜ MÜ, DEPRESYON MU ?

’Depresyondayım,
Unutuldum,
Aldatıldım…’’

Göksel’in bu şarkısını bilmeyenimiz yoktur.Çoğu zaman arkadaş sohbetlerimizde depresyonda olduğumuzu söyleyip durmaz mıyız? Peki gerçekten depresyonda mıyız yoksa sadece üzgün müyüz..?

Bu iki terim birbiriyle iç içe gibi görünmesine ve ortak noktalarının çok fazla olmasına rağmen birbirinden farklı durumlardır. Hüzün, depresyonun birden fazla belirtisinden sadece biridir. Üzgün olduklarını düşünen ve depresyonla mücadele eden birçok insan olduğu gibi, depresyonda olduğu için üzgün ve kaygılı olan insanlar da oldukça fazladır.
Derin yaşanan üzüntünün birincil belirtileri ile depresyon kavramını ilişkilendiririz, çoğumuz için bu iki benzer psikolojik hâl arasındaki farkı anlamak oldukça zordur.
Yanılgılarımız, depresyon gibi tedavi gerektiren ciddi bir durumun ihmaline veya hüzün gibi yerine göre doğal duygusal bir duruma aşırı tepkiler vermemize yol açabilir. İşte, tam da burada bu ayrım önem kazanmaktadır.

Hüzün ve depresyon arasındaki fark nedir?

Hüzün normal, insani bir duygudur. Hepimiz bunu yaşadık ve hepimiz bunu yeniden yaşayacağız. Doğal bir psikolojik tepkidir ve zihinsel ya da psikolojik bir sorun değildir. Basitçe, zor anlarda veya biri bizi incittiğinde ortaya çıkan bu duygu kaçınılmaz olacaktır. Genellikle zor, kayıp hissi veren, üzüntü verici ve hayal kırıklığı yaratan olaylar ya da deneyimlerde normal ve sağlıklı bireyde hüzün ortaya çıkar. Diğer bir deyişle, biz bir şeyler için üzgün hissetme eğiliminde oluruz. Bir şeyler değiştiğinde, duygusal acılarımızı artık hissetmemeye başladığımızda, bir kayıp veya hayal kırıklığından sapasağlam çıktığımızda hüznümüz de azalır.
Depresyon ise anormal bir duygusal durumdur, yaygın ve kronik şekillerde düşünme yetisini, duyguları, algıları ve davranışları ve hatta beden işlevleri etkileyen bir ruhsal rahatsızlık olarak tanımlanır. Depresif olduğumuz zaman yaygın bir şekilde her konuda üzgün hissederiz. Depresyon mutlaka zor bir olay ya da durum, bir kayıp ya da bir durum değişimini gerektirmez. Aslında, çoğu zaman bu tür tetikleyicilerin yokluğunda oluşur. Hayatımızdaki tüm renkleri alır ve onu daha az eğlenceli, daha az ilginç, daha az önemli, daha az sevimli ve daha az değerli bir hale getirir. Sevincimizi ve motivasyonumuzu azaltır; bizi zevk, heyecan, beklenti, memnuniyet duyabilme yetisinden mahrum eder. Tüm eşiklerimiz düşer. Daha sabırsız, daha çabuk sinirlenen bir insana dönüşürüz. Fakat, kendimizi toparlamamız daha çok zamanımızı alır. Depresyon çoğu kez kaygı (anksiyete) duygusu ile beraber ilerlediği için depresyondaki insan hüznünü bile gerçek anlamda yaşayamayabilir.

Depresyonun gerçek belirtileri nelerdir?

Depresyon tanısı için, bir kişi en az 2 haftalık bir süre içerisinde, aşağıdaki semptomlardan en az 5’ini göstermelidir. Bu belirtilerin sadece süresi değil şiddeti de dikkate alınmalıdır, bu nedenle bu listeyi sadece bir kılavuz olarak kullanabilirsiniz ve kesin tanı için bir ruh sağlığı uzmanına başvurmalısınız.
Genellikle depresif ve huzursuz bir duygu durumuna sahip olma.
Daha önce ilginç veya zevkli olduğu düşünülen etkinliklere karşı istek ve ilginin azalması.
Kilo veya iştahta önemli değişiklikler.
Uykuya dalmakta zorlanma ya da çok fazla uyuma.
Hareketlerde yavaşlama veya çoğu zaman huzursuz hissetme.
Halsiz, yorgun ve düşük enerjili hissetme.
Değersizlik ya da aşırı suçluluk duygusuna sahip olma.
Düşünme, odaklanma, konsantrasyon, yaratıcılık ve karar verme ile ilgili sorunlar yaşama.
Ölüm ya da intihar düşüncesine sahip olma.

Görüldüğü gibi, hüzün, depresyon semptomlarından biri olmasına rağmen, bu iki durum arasındaki farklar dikkate değerdir. Tabii ki üzüntünün tedaviye veya terapiye ihtiyacı yoktur. Üzüntüyü gidermek için, ailenin ya da dostların desteği ve çevre değişikliği yeterli olabilir. Depresyon ile durum farklı bir şekilde gerçekleşir. Depresyon yaşantısal bir deneyimden öte beyin kimyasında ve biyolojik yapısında süregen bir farklılaşma ile seyreder. Teselli, iyi bir çözüm ve iyi, şanslı bir döneme girmek depresyon gibi klinik bir tablonun düzelmesi için çoğu kez yetmeyecektir. Depresyon biyolojik, sosyal ve psikolojik temelleri olan multisistemik, tedavi edilmesi gerekli bir tablodur. Depresyonun etkili bir şekilde tedavi edilmesi gerekir.

No Comments

Post a Comment